Tiyatro, Münir ÖZKUL ve Vefasızlık
Prof. Dr Mehmet ÖZHANLI

Prof. Dr Mehmet ÖZHANLI

Tiyatro, Münir ÖZKUL ve Vefasızlık

07 Ocak 2018 - 21:02

Tiyatro ve Tiyatrocular toplumları yansıtan aynalardır.Onlara verilen değer, toplumların uygarlık düzeyinin, özgürlük anlayışının, hoşgörüsünün ve gerçeklerle yüzleşme cesaretinin göstergesidir. Yetenekli ve donanımlı tiyatroculara sahip toplumların hata yapma oranı oldukça azdır. Sahneledikleri oyunlarda ders alındığında, aynı hataların tekrarı ortadan kalkar ve herkes kendi davranışlarını sorgulamayı öğrenir. Türkiye toplumu, sözlü geleneği güçlü olan bir geçmiş üzerine yapılanmıştır. Bundan dolayı tarihin her döneminde yetenekli tiyatrocular ve oyuncular ortaya çıkmıştır. Bizim kuşak, babacan, tatlı sert HulisiKentmen, annelik duygusunu zirvede yaşatan Adile Naşit, haksızlığa ve kötü egemene karşı mücadele eden Yılmaz Güney, Yakışıklı jönler Ayhan Işık, Cüneyt Arkın, Tarık Akan, Ediz Hun, İzzet Günay ile toplumsal mesajları komedi yoluyla vermeye çalışan Sadri Alışık, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Halit Akçatepe, İlyas Salman, Kemal Sunal, Şener Şen ve bunlara eşlik eden Fatma Girik, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın, Müjde Ar gibi dünya güzeli oyuncularla büyüdü. Bütün toplum birçok konuda kendini bu oyuncularla özdeşleştirirken, karakter oyunculuğunda bir numara olan Aliye Rona, Erol Taş, Bilal İnci ve Hüseyin Peyda gibi oyunculardan da nasıl olmaması gerektiğini öğreniyordu. Daha ismini yazamadığım yüzlerce oyuncu, toplumun daha iyi, mutlu ve vicdanlı yaşaması için ömrünüsahnelerde tüketti. İşte, bir döneme damgasını vuran ve etkileri günümüzde hala devam eden ve gelecekte de devam edecek olan Münir ÖZKUL bunlardan bir tanesidir. Sahip olduğu yeteneklerinden dolayı Türkiye toplumunu en iyi yansıtan aynaydıMünir Özkul. Herkes onun üstelendiği rollerden, kendinden bir şeyler gördü ve görmeye devam edecektir. Özellikle de egemen güce vehaksızlığakarşı onurlu, erdemli ve ahlaklı hayat mücadelesinin nasıl verilebileceğini en iyi yansıtan karakter oyunculuğuyla beyinlere ve tarih sayfalarına kazındı. Sevgi, merhamet dolu bakışları, insanın içini ısıtan gülümsemesi ve güven veren yapısı hiçbir zaman unutulmayacaktır.

Yukarıda ismi yazılı ve yazılmamış olan bütün tiyatrocular üstelendikleri rollerini başarıyla oynadılar.Ancak, onların ömrünü uğruna tükettikleri toplumlar, tarihin her döneminde olduğu gibi gönümüzde de vefasız ve pişkince davranmaya devam etmektedirler. Emeğe ve insana saygının yok denecek kadar azaldığı, ahlak yoksunu ikiyüzlü bir toplum oluşumuzun en güzel örneği Münir Özkul vb. emektarlara gösterilen vefasızlıktır. Yaşlanıp, hastalık ve yoksulluğun pençesine düşen emektar insanların, bizler için daha önce yaptıklarını çok hızlı unutup, onları yalnızlığa ve ölüme terk eden bir topluma dönüştük. Rahmetli Münir Özkul yıllardır hastalığın pençesinde olmasına karşın, bu konuda toplumun ilgisizliğini bir kenara bırakalım, hala onun filmlerinden para kazanan basın ve yayın organları bile sağır ve dilsiz olmuştu. Ölümüyle birlikte haberler, belgeseller yapılmaya üzgün ifadeler takınıp süslü klişe, samimiyetsiz cümleler kurulmaya başlandı.İnsanlar, “…mış” gibi yaparak vicdanlarını rahatlatıp, kapitalizmin kendilerine biçtiği rolleri çok başarılı oynamaktadırlar. Oyuncular yaşarken de öldükten sonrada kapitalistler için bir kazanç yoludur. Birçok oyuncu yaşlandığında yoksulluğa düşmekte ve hastalığında yalnızlığa itilmektedirler. Bu süreçte hiç ortalıkta görünmeyenler, onlar öldükten sonraen çok yardım etmiş ve üzülmüş rolleriyle birdenortaya çıkarlar. Ama bu maskeli yapmacık roller, saman alevi gibi yok olmaya mahkûmdur. Zaman her şeyi geçeğiyle ortaya çıkarmaya muktedirdir. Artık iki yüzlüğün perdesi kapanasın.

Ömürlerinin son dönemlerinden yaşadıkları trajediler oyuncuların, toplumların gerçek yüzünü yansıtan gerçek rolleridir. Oyunun bu son perdesinde onları yalnız bırakmamak ise bir insanlık görevidir. Bu görevi ne kadar yerine getirdiğimizi izaha gerek yoktur, çünkü herkes kendisini biliyor.

Onurlu, erdemli, vicdanlı, ahlaklı kısacası insan olmayı bize hatırlatan bütün oyuncuları saygıyla selamlıyorum. Münir Özkul gibi insanlar toplumlarda ve hayatımızda eksik olmasın. Allah gani gani rahmet eylesin! Yaşar Usta! Onurlu insanlığın, Mahmut Hoca! Derslerinin devam edeceğinden kuşkun olmasın…

Bu yazı 625 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Seyhn
    3 ay önce
    Elinize, yureginize saglik.ne de guzel dile getirmissiniz bu toplumsal riyakarligi..bir zamanlarin usta oyunculari sessiz sedasiz olumlerini beklemeye terk edilmisken, olumlerinden bile nema***maya calisan boyali medyayi..

Son Yazılar