TERÖR VE KINAMAK
Hasan AKSOY

Hasan AKSOY

TERÖR VE KINAMAK

24 Mart 2016 - 00:37

Ülkemizin başına onlarca yıldır bela olan terör son aylarda yine azdı. Allahü Teala, ülkemizin huzurun bozmak isteyen teröristlere, onların besicilerine lanet etsin ve onlara fırsat vermesin. 

Çanakkale’den sonra en büyük düşman muhasarası altına alındığımız bugünlerde milletçe bu dualara hep birlikte ve yürekten “amin” diyoruz. Ama bu duaların sadece söz ile olması yetmez; fiili duayı da yapmak gerekir. İşin manevi boyutu ayrıca dikkate alınmalıdır ama fiili ve kavli duaların birbirini tamamlaması gerekir. Peki milletçe ve devletçe kavli duamız nasıl olmalıdır? 

İnsanlar gibi milletler de dostlarıyla birlikte yaşarlar. Bizim dostumuz kim? Dostlarımız Batı ve ABD olduğu müddetçe terör belasından kurtulmamız imkânsızdır. Zira Ankara’nın dostum diye koluna girdiği Batı dünyasının gerçek dostu terördür!...

Bizim “terör” dediğimize onlar “dost” diyorsa, nasıl bizim dostumuz olabiliyorlar? Terörle flört eden, terörü besleyip finanse eden, terörü eğiten ve hatta bizzat kendisi işgallerle devlet terörü yapan Amerika ve Batı’nın gölgesinde huzurun ve barışın almayacağı aşikardır. Artık hükümet, “Amerika’sız, Batı’sız, NATO’suz ve İncirlik’siz” bir devlet politikası geliştirmelidir. İşte, bu sahte dostların gölgesinde bu kadar oluyor! Türkiye yörüngesini değiştirmeli, Haçlı dünyasının, batının gölgesini terk etmelidir. Batının yörüngesinde huzur aradığımız müddetçe, bu yörünge bizi daha büyük kargaşaya doğru çekeceğinden şüpheniz olmasın. 

Bizler yürekten dua ederken, yönetenlerimizin terörü “çok fena” bir şekilde kınaması yetmez. Meydanlarda veya programlar atılan hamasi nutukların uluslar arası arenada hiçbir kıymeti yoktur; icraat gerekir. Tek dişi kalmış canavar olan Haçlıların, ülkemizin ve İslam Dünyası’nın gelişmesini ve huzurlu olmasını asla istemeyecekleri kesindir. Zaten bu husus, pek çok ayeti kerimelerle de sabittir. O halde devlet ve millet olarak dostlarımızı yanlış seçiyorsak, kavli olarak yaptığımız dualar, tam olarak yerini bulmayacaktır. 

    Bugünlerde 101.yılını iftiharla kutladığımız Çanakkale Zaferi bize adeta millet olun diyor, ümmet olun diyor, İslam Birliği kurun diyor. Bu zafer, bize bunları diyor ama “AB üyesi olun” demiyor. Bu zaferin yıldönümünü resmi törenle kutlayan idarecilerimiz, aynı gün AB ile pazarlık masasına oturmaktan imtina etmiyorlar. Gelin hiç değilse bu kez bildik söz ve ezberlenmiş mesajların dışına çıkalım; hakikatleriyle bilelim ve yaşayalım bu zaferi. Çünkü Çanakkale; bu milletin köküdür, Hak-Batıl mücadelesinin tacıdır, batıla karşı kazanılmış en büyük zaferlerden birisidir. 

Sahte dostların ayan beyan kendisini gösterdiği bugünlerde, bu temiz sicilimizi kimsenin kirletmeye, başkalaştırmaya ve manasızlaştırmaya hakkı yoktur. 

Artık milletimiz, yeniden kendi gündemine dönmelidir. Zira bu milletin, bu ümmetin gündemi dünden farklı bir gündem olamaz! Çünkü Hak-Batıl mücadelesi kıyamete kadar sürecektir.

Çanakkale Zaferimizi; şehitlerimizin imanıyla, vatan sevgisiyle ve ahlakıyla, şehadetin manasıyla 2016’ya taşıyalım! Ancak dününü, mazisini bugüne taşıyabilen milletler millet olarak kalmaya devam edebilir. Bu nedenle tüm millet olarak aklımızı başımıza almalıyız, kendimize çeki düzen vermeliyiz ki, yönetenler de gereğini yapsınlar. 

    Selam ve dua ile…

Bu yazı 1207 defa okunmuştur .

Son Yazılar