ALIŞMAYACAĞIZ
Hasan AKSOY

Hasan AKSOY

ALIŞMAYACAĞIZ

31 Mart 2016 - 18:58

Korkulan sona doğru hızla yaklaşıyoruz. Terörün azdığı bugünlerde bile millet ve ümmet olarak birbirimize düşürülüyoruz. Yakın geçmişte “İsrail” sözünden nefret eden bir toplum iken, “birbirimize muhtacız” sözüne ses edemez hale geldik ne yazık ki. Büyük İsrail’e vilayet olma gayretlerini gördüğümüz halde, beklenen acı sonu yükses sesle dillendirmekten ve bu sona giden gelişmelere itiraz etmekten korkar olduk.  

7 Haziran ve 1 Kasım 2015 tarihinde yapılan seçimlerde  kullanılan “ümmet, ümmetin umudu, Gazze, Muhammed Mursi” sloganlarını elbette hepimiz hatırlıyoruz. 

Aradan geçen birkaç ay içinde bir de baktık ki; AB ile sıcak ilişkiler gitgide arttı, İslam Birliği kavramı kimsenin aklına bile getirtilmedi ve önceden olduğu gibi “varsa yoksa AB” sevdasıyla yanıp tutuşan bir iktidar olmaya devam ettiler. Bu zaman zarfında, Suriyeli mültecilerin ülkemizde tutulmasını bile AB üyeliği için pazarlık konusu yaptılar; gerçi Iraklı kardeşlerimizin kanını bile “memur maaşı ödeyemeyiz” deyip pazarlık etmişlerdi. 

Seçim öncesinde; istismar edilen bu sözlerin slogan olduğunu, samimi olmadıklarını defalarca söyledik. Çünkü bunlara dair hiçbir proje,fikir ve eylemlerinin olmaması bunun ispatıydı. Ama kimseye dinletemedik; eğer samimi olsalardı, bu haftalarda yapılacak 53 yasa değişikliği AB için değil İslam Birliği için yapılırdı.

Bu gelişmeler arasında yeni bir süreç de yavaş yavaş kamuoyunun gündemine girmeye başladı; İstanbul’da, İstiklal’deki patlamayla bu kez İsrail gündeme sokuluverdi.

Terör meselesini elbette istismar edecek değiliz ama terörizmle mücadele edeceğiz bahanesiyle İsrail ile barışmamalıyız. Çünkü terörün başı, kendisi İsrail’dir.  

     Seçimlerden önce “Eyy İsrail…” diye başlayan cümlelerin yerini, seçimlerden sonra “Türkiye, İsrail’e muhtaçtır” açıklamalarına bıraktığı günleri yaşıyoruz. Ümmet diye diye oy devşiren iktidar kararını vermiş görünüyor: İsrail ile barışılacak ve AB’ye girilecek. Bunun için Kuzey Kıbrıs feda edilecek, çoğunluğu İslam ülkeleri olmak üzere 89 ülkeye vize uygulaması başlayacak vs... Demek ki ümmetin birliğinden kasıt; haçlı dünyasının AB ülkeleriymiş.

    Zaten yıllardır İsrail ile devam eden ama hep gizlenen çalışma projeleri ve görüşmeler için Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, gönüllü paratoner oldu.  “Filistin”, 1 Kasım’da seçim malzemesi olarak fazlaca kullanılınca, AKP tüzel kişiliğinin zarar görmemesi, yöneticilerin itibar kaybına uğramaması için gizli görüşme ve projeleri inkar edememe olayı bu şekilde aşılabildi. 

AB için yeni tavizleri yasallaştırmak yetmiyor tabi. Geriye bir şey daha kalıyor; her güne yeni bir şaşkınlıkla uyanan milletimizin, kamuoyunun iknaya edilmesi. “Olmaz” denilenlere “bu şartlarda olabilir” postu giydirilecek; kanaatler değiştirilecek.  İktidar açısından verilen taahhütler, alınan oylardan daha önemli varsayılınca seçmenin ve milletin hassasiyetlerinin törpülenmesi de artık kaçınılmaz hale geliyor. Bu da yıllardır iktidarın nimet ve ayrıcalıklarıyla beslenen yandaş ve candaş medya kullanılarak gerçekleşecek.

Ve kamuoyunu ikna etmek için profesyonelce işler de hemen eyleme dönüşmeye başladı. İstiklal Caddesi’ndeki terör saldırısından sonra, bu saldırıda 3 İsraillinin ölmesi bunun için fırsata dönüştürülüverdi. Öyle makaleler kaleme alındı, öyle yorumlar yapıldı ki; böylece aleyhte görüşler kamuoyunda dinginliğe döndürüldü. Düşünebiliyor musunuz? Terör devleti İsrail’in Başbakan’ı bile Ankara’yla selamlaşırken, “terörizmin dünyaya ölüm saçtığını” söyledi. Algı operasyonu dedikleri şey işte tam da bu! Sanki işgalci değillermiş gibi konuşuyor. Sanki Gazze’ye ölüm yağdırmamışlar, kimyasal silah kullanmamışlar, terörizmin başı kendileri değilmiş gibi, yıllardır Mescid-i Aksa’nın altını oymuyorlarmış gibi konuşuyor.

Özetle; görünen o ki, İsrail artık Türkiye açısından “terör devleti” olmaktan çıkmıştır. Tel Aviv ile Ankara arasındaki yol temizleniyor; Türkiye kendisini İsrail’e mecbur hissettiriliyor. Halbuki herkes biliyor; ümmetin ortasında ki terörist çıbanbaşı İsrail ile kolkola girmenin bedeli, ülkemize ve bölgemize çok daha büyük tahribata neden olacaktır.   

Terörle yaşamaya alışmayalım tamam da! Bu millet, terör devleti İsrail ile birlikte yaşamaya da alışmamalı ! Seçimlerde “ümmet” sloganını diline dolayan bir iktidar da buna alet olmamalıdır.

Selam ve dua ile… 

 

Bu yazı 1090 defa okunmuştur .

Son Yazılar